Farkettim: -ki oturup "Poker" üzerine birşeyler yazmışım!
"Poker" üzerine birşeyler
elli iki kağıtlık "tam" deste ile oynanır "poker"
kişinin masaya oturma kararını vermesiyle başlar
sonunda kazanabilirsiniz, kaybedebilirsiniz
"tam" desteyle oynanan oyunu "tam"sanız oynamanız gerekir
"tam" olup olmadığınıza oyun içinde karar vermeniz kaybetmenize yol açar
hem karşınızdakini kaybedersiniz -sizinle bir daha oynamaz-
hem de elinizdekinden olursunuz
herkes oyuna eşit şartlarla başlar
herkesin elindeki fişler eşittir kağıt çekilir ortadan, yüksek kağıt olandan düşüğe yerler seçilir
cam kenarı, koridor, olmadı bir daha cam kenarı, yok yok koridor
derken herkes yerine oturur en yüksek kağıdı seçen başlar dağıtmaya
dağıtanın bir arkasındaki küçük kör olur, onun bir arkasındaki büyük kör
körlük vardır "poker"'de, bazen gözünün önündeki kağıdı göremezsin
bazen karşındaki oyuncunun elindekini herkese iki kağıt dağıtılır
ve oyun başlar sadece iki kağıda bakarak bir karar verirsiniz
güzel bir çift As, güzel bir çift göz gibi gelir gidersiniz peşinden
güzel bir kız(Q) yanında bir vale(J) gelir, kızın yüzü hürmetine basarsınız fişleri
işte o ilk bahsi koyunca -asıl oyun- başlar
artık o noktadan sonra geri dönseniz dahi koyduğunuz bahsi kaybetmişsinizdir oyuna giren "tam" oyuncular bahislerini koyarlar,
arttırırlar ya da baştan hiç bu işlere girmezler
yemek yemeğe niyeti olmayanın lokantada ne işi vardır ki dağıtan oyuncu ortaya üç tane kağıt açar
artık herkesin elinde iki kağıt vardır, ortada da üç tane açık kağıt
bu nokta önemlidir "poker"'de
oyunun ilk açık kağıtlarıdır onlar
ilk defa karşınızdaki oyuncu elindeki iki ve yerdeki üç kağıt ile çok iyi bir el sahibi olabilir
ama "poker" o kadar hayata paraleldir ki çok iyi bir el sahibi olmayadabilir
oysa sizi oyun boyunca çok iyi bir el sahibi olduğuna inandırabilir iyi bir ele karşı kaybetmek koymaz size
çünkü hakikattir ve siz hakikati görerek kaybetmişsinizdir
büyük bir yalana karşı kaybetmek acıtır içinizi, kaybettirir size bütün fişleri o yüzden derki büyük üstad pokerciler
sen elindeki kağıda değil karşındakinin kağıdına göre oynayacaksın bu oyunu
elindeki zaten belli
ama karşındaki kapalı iki tane kağıt bahisler konuşur yine arttıranlar, eksilenler
oyunun bu noktasında çıkanlar eksilirler ama oyunu sürdürüp kaybedenler kadar değil ortaya bir kağıt daha açılır sonra
artık sondan bir önceki konuşmadır bu
herkes konuşur
arttıranlar, eksilenler olur
masa yavaş yavaş oyuncusunu azaltır son kağıt açıldığında artık yapılacak tek şey konuşmaktır
yine arttıranlar eksilenler olur
iki "tam" "poker"ci karşı karşıya kaldıysa
değmeyin o oyunun keyfine
ikisi de ellerine bakarlar, ortadaki fişlere bakarlar
açık beş tane kağıda bakar ve konuşurlar sonunda yedi kağıt içinden en iyi beş kağıda sahip olan kazanır
ya da elindeki kağıtları en iyi gibi gösterebilen diğer oyuncu kaybeder kimin kazandığı kimin kaybettiği belli değildir aslında
en iyi beş kağıdı olan gösterirki; elinde iyi kağıt olduğunda oynuyor
bu onun kaybettiğinin göstergesi olabilir
bir sonraki oyunda kimse oynamaz onunla ya da olmayanı var etmiş gibi gösteren oyuncuysa o
üzerine gider diğer oyuncular, ellerindeki bir çift kağıtla bazen
görmek isterler hakikati o yüzden "poker"'de "anlaşılmaz ve beklenmedik" olmaktır temel mesele
beklenmedik bir zamanda çalan bir telefon gibi o zaman karşındaki nasıl ne diyeceğini şaşırıyorsa
poker'de de o şaşırma karşı tarafta körlük demektir
göz görmeyince, karşı taraf her zaman kazanır büyük kağıtlar vardır "poker"'de
kazanmak için her zaman en büyük kağıda sahip olmanız gerekmez önemli olan rakipten bir yüksek kağıda sahip olmanızdır ki oyun olsun güzel oyundur "poker"
hayata dair herşey vardır içinde korku, heyecan, aldatma, aldatılma, haz, keyif, kazanç, kayıp... oynadıkça öğrenilir
derki yine aynı poker üstadları
"ten minutes to learn, lifetime to master" tıpkı hayat gibi,
dünya'ya geldiğin günün, "tam" olduğun manasına gelmediği gibi "master" olmak istiyorsan, oynayacaksın bu oyunu
bugün masada değilsen, yarın yoksundur oyunda "poker" bu, "tam" desteyle "tam" oyuncular tarafından oynanır
kaybedince eksilirsin.
----------------------------------------------------------------------------------------------------
* Bugün yakın dostum Müştak mail atmış, haftaya "poker" var diye. Onun üzerine heyecanlanıp yazdım bunları, imla, yazım, noktalama hatası herşey vardır, "amatör"lük böyle bir şey idare edin :)