ergunt.com

sevdim, farkettim, şaşırdım... 
Filed under

Bakıç Aşısı

 

Bakıç Aşısı: Refik adlı meyhane!

Refik
İlk bakıç aşısı yazısını meşhur The House Cafe'nin büyük masası için yazmıştım geçenlerde. 

Bakıç Aşısı: Atiye Sokak, The House Cafe, Büyük Masa!

Sırası gelmiştir artık diye düşündüğümden ikincisini bu gece yazmak istedim.

Bakıç aşılarının ikincisi İstanbul'un en meşhur meyhanelerinden biri olan: Refik.

Bir süredir salı buluşmalarının baş mekanı.

Beyaz peynir ve kavun, peynirli muska böreği ve köfte yenilen yanında da yeninin yenisi "yeni rakı" içilen üç sandalye bir masa.

Sandalyelerin sahiplerinin hepsinin yeri ayrı. Oraya gelene kadar duydukları söyledikleri birbirinden farklı.

Sohbetler farklı farklı, sandalye sahiplerinin keyfine göre; Bazen bir kaç film, bazen bir kaç seyahat, bazen bir kaç gol, çoğu zaman hayata dair pek çok şey...

Bu kadar rakı ve meze yazınca, akla gelen ilk şarkı; Saki.

Nur Yoldaş söyler, İstanbul Gelişim Orkestrası çalar;

(download)

Filed under  //   Bakıç Aşısı  

Comments [0]

Bakıç Aşısı: Atiye Sokak, The House Cafe, Büyük Masa!

Uzun zamandır istiyordum yeni bir başlık atmayı.

Bugün düşündüm de ne kadar çok yer var, hayatımızın çoğu zamanını geçirdiğimiz. Aynı mekan, bazen aynı masa, aynı koltuk... Aynı yerde oturup, günlerce aylarca aynı bakıç aşısıyla (hani Lisan-ı Ecnebi'de "Point-of-View" denilen) bakıyoruz olan bitene.

Bu arada yanlış yazmışsın ona "Bakış Açısı" denir diyen dostlarımı da buradan sevgiyle kucaklıyorum.

House_cafe
İlk Bakıç Aşım bu yukarıda gördüğünüz yer;

Meşhur The House Cafe'lerin ilki ve 8 yıldır bizleri misafir eden meşhur büyük masası.

Sanırım yakınımdaki herkesle en az bir kere kahvaltı, yemek veya kahve için bu masada oturmuşluğum vardır.

Böyle düşününce, yakınımdaki herkesle paylaşabildiğim dünya üzerindeki tek masa sanırım bu.

Ne sırlar verildi bu masada, ne dertler konuşuldu, dedikodular, film eleştirileri, konser yorumları,...

Ne kadar çok gülündü bazen, bazen yazıldı, bazen yazılındı,...

Kötü gecelerin sonrasında ayran, keyifli sabahların başında americano ile güne başlandı bu masada, her iki durumda da öğleden sonra şaraba dönüldü.

Büyüklerimizin bir sözü vardır ya "şu masa bir dillense, neler anlatır" diye. Sanırım bu masanın dillenmesi durumunda hepimiz için minimum 2 kaset çıkar diye korkarım düşündükçe.


 

Filed under  //   Bakıç Aşısı  

Comments [2]