Geçen de yazdım ya, yok bu aralar yazasım.
Hazırları da verdim Pazartesi günü.
Ne hazırda bir şey kaldı, ne de yenisini yazacak güç.
Aslında biliyorum sebebini.
Kutlu doğum haftası geliyor ya, onun sıkışması bu.
Sıkışıklık yükselince, diğer her şey düşüyor sanırım.
İlkokul yıllarında "Belirli Gün ve Haftalar" diye birşey vardı.
Bende de belli aslında;
Gün: 17
Hafta: haftaya.
Hayat: Geçip gidiyor.
Tuzlu su: Temmuz oldu bünyeye teması yok.
Bir de son olarak şiir (hazırdan):
Bu ne biçim hayatMurathan Mungan
Comments [0]
Dün, hayatta pek çok şeyin artık sadece "o an" olduğunda unutulmaz olduğunu bir kez daha anladım.
Comments [1]
Hayat içinde ne kadar çok seviyoruz bir şeyleri yargılamayı.
Yargılamanın amacı ne aslında?Düşündüğümüzü hemen kabul etmek. Bir an önce, hiç zaman kaybetmeden.Bu sayede zaman kazanmak hayat içinde.Bu şekilde kazandığımız zamanları neye harcıyoruz oysa ki? Muhtemelen yeni yargılamalara.Bir an önce, hiç zaman kaybetmeden yargılamalıyız ki her şeyi ve herkesi,Kazandığımız zamanlarda yetişebilelim yeni yargılamalarımıza.Ne zannediyoruz ki hayatı zaten; Rio karnavalı mı?Comments [2]
Pazar sabah taşınıyorum. 7 sokak yukarı Şişli'ye doğru.
Bugün hesapladım 14 yıl olmuş Nişantaşı'nda yaşamaya başlayalı. 14 yıl sonra Nişantaşı'ndan Şişli'ye taşınıyorum. Yarın toparlanma, kolileme derken - gece ev toplanmış ev olacağından - bu gece toplanmamış haliyle son gece.
Pack up all my care and woe,Azılı haydut John Dillinger'ın ölmeden önceki son sözleri: "Tell Billie for me: 'Bye, Bye, Blackbird."
Bye, Bye, Blackbird Pack up all my care and woe,
Comments [1]
Comments [1]