Geçen haftanın aklımda kalan dinlemeleri:
CD’den: Crazy Heart, Film Müzikleri Albümü, Petra Magoni ve Ferruccio Spinetti'den Musica Nuda, Harcsa Veronika You Don't Know It's You Albümü, The Doors'dan Strange Days.
iTunes'dan: Sting, Until şarkısı, Mehmet Güreli, Kimse Bilmez şarkısı, Travis, Love Will Come Through şarkısı, Morrissey, I'm Throwing My Arms Around Paris şarkısı.
Pikap'tan: Joni Mitchel'ın Mingus plağı.
Geçen haftanın en fark edilen 4 insanı:
1. Pablo Picasso; Ambroise Vollard'ın siparişi üzerine yaptığı 6 farklı bölümden oluşan toplam 100 adet gravürüyle.
Benim en beğendiklerim
Minotor başlıklı 15 baskı ile Aşk Savaşı olarak anılan 5 baskı oldu. Tekniğinden, zihnindeki karışıklıklara, ikinci dünya savaşından, cinsellikle ilgili tüm dertlerini bu 100 gravürde bulabilirsiniz. Picasso 18 Nisan'a kadar
Pera Müzesinde.
2. Jeff Bridges;
Crazy Heart filmindeki oyunculuğuyla.
Film, zor bir hayatı anlatıyor; 57 yaşında, bar köşelerinden, bowling salonlarına yine 57 yaşında bir jiple yolculuk edip şarkı söyleyen gitar çalan bir country sanatçısının mücadelesini. Sanırım yakın zamanda vizyona girecek.
3. Paul Giamatti; Cold Souls filmindeki depresyonuyla.
Sanırım en çok "Paul Giamatti'nin yorgun ve bunalmış ruhunu çektirip kavanoza koydurunca; ruhunun bir "nohut" olduğu ile karşılaşmasını"sevdim.
Bir de nohutu (ruhunu) yere düşürdüğünde doktorla arasındaki bu konuşmayı:
- Do you think it's damaged?
- No. They are extra resilient to all sorts of shocks.
4. Bedri Rahmi Eyüboğlu; İstanbul Modern'deki "Gelenekten Çağdaşa" Sergisindeki tablolarıyla.
Sergi'de pek çok isim var, Bedri Rahmi, Erol Akyavaş, Balkan Naci, Ergin İnan, İsmet Doğan, İnvi Eviner, Murat Morova, Ekrem Yalçındağ ve Selma Gürbüz. Ben en çok Bedri Rahmi'nin yağlı boya'larını beğendim. Özellikle ölümünden yaklaşık 10 yıl önce Amerika'dan döndükten hemen sonra yaptığı bir tanesini.
İstanbul Modern'deki sergi 23 Mayıs'a kadar açık.
Geçen haftanın aklımda kalan üç blog yazısı:
meggyozyel.com 21 Şubat "Susam" Meggy Özyel ...
birkac yola ciktim daha su kisacik hayatimda. hani buralarda bir koselerde de okuyabileceginiz "gitmek” (p. suda) yazisinda bahsedilen “gitme”lerden yasadim. o herkesin isteyip te yapamadigi, hayalini kurup ta adim atamadigi, icinin yanip ta cesaret edemedigi “gitme”lerden yasadim birkac adet. heyecanlandim, agladim, daglandim, guldum, katildim, cizdim, yazildim….. konustum, sustum, dinledim… korktum, sigindim; actim, acildim… sevdim, sevildim, ozledim, sevistim…
ve paylastim.
ve ogrendim.
...
önü, arkası, devamı: http://meggyozyel.com/?p=769
tamamenatiyorum.com 31 Aralık "Hayat böyle" Deniz Tan ...
Hep kaçtın ya hani sıkılınca, işte birileri de senin yarattığın sıkıntıdan kaçacak aynı senin yaptığın gibi. Nesini anlamıyorsun? Kaçacak yerin kalmayacak hem bak bir gün. Ne olacak o zaman, nereye saklanacaksın deniz?
Seçimler senden yana olmayacak biliyorsun değil mi? İşaretleri okumayı öğrendin bu zamana kadar. Seçmeyecekler seni işte çünkü seçeni sen istemedin. Seçmeyeni isteyeceksin hep. Bu da senin lanetin, borcun, bedelin. Sike sike empati yapmayı öğreneceksin. Öğretecek hayat sana.
O mutlu hikayeler var ya hani, orada burada okuduğun… Onları geç bir kalemde. Sana göre değil. Çünkü sen mutluluğu seçmedin hiçbir zaman. Hep sorguladın. Mutlu olmayı bilmedin, yetinmeyi bilmedin. Eee o zaman, şimdi neyin hesabını soruyorsun deniz?
...
önü, arkası, devamı:
http://tamamenatiyorum.com/2009/12/31/hayat-boyle/ urbanconfessions 19 Şubat "Evde Yok" Hazal Yılmaz ...
Tam dediği saatte cilalı ayakkabılarıyla geldi. Kapıyı tuttu, gözüme baktı, sandalye çekti. Gecenin bombası: Ben karar verdim. Hadi birlikte olalım. Güldüm. Önce. Sonra Aaah dedim, köprünün altından ne duygular geçti de sen görmedin. Hadi şimdi geç kalınmış aşklara içelim.
...
önü, arkası, devamı:
http://hazalyilmaz.com/anlamarama/2010/02/19/evde-yok/ Geçen haftanın en çok okunan kitabı: Paul Auster’dan
Görünmeyen.
Geçen haftanın !f filmleri: Crazy Heart ve
Cold Souls.
Geçen haftanın en kaybolanı:
Fendi Çanta.
Geçen haftanın en çok yenen yemeği:
Hamsi Tava.
Geçen haftanın eğlenceli öğretisi:
Martılar bir tek bizim ülkemizde ekmek ve simit yiyorlarmış. Dünya'nın geri kalan martıları simit yemezmiş. Ne büyük eksiklik.
Comments [0]