ergunt.com

sevdim, farkettim, şaşırdım... 
Filed under

Hafta Özeti

 

Sevdim: Kaçan Keçilerle, Keçileri Kaçıranlar!

Keciler

Hafta'nın özetinde 2 film var. Biri Cuma, diğeri Pazar günü izlenen.

Önce Cuma:

A Man Who Stares at Goats

Bu Keçilerin Kaçtığı film. Anormal bir ekip; George Clooney, Crazy Heart Jeff bey, Kevin Spacey, Obi -Ewan- McGregor... yok yok.

Ekip ve Yönetmen anormal olunca film'de biraz anormal olmuş. Hikaye zaten komik, her ne kadar bu komikliği tüm sahnelere yaymamış olsalarda bir kaç çok eğlenceli sahnesi var.

Hafta içi sakin bir akşam'da eğlenceli bir seçenek olabilir.

Sonra Pazar:

Shutter Island

Bu Keçileri Kaçıranların olduğu film. Martin Scorsese ile Leonardo Di Caprio'nun aşkı bu filmde de devam ediyor.

Film gergin. Müzikler gergin. Kibrit yakarken çıkan ses bile gergin. Fakat hikaye enteresan. Gitmeden biraz daha şizofreni hakkında bilgi alsaydım diye düşündüm çıkınca.

Film yine pek çok Scorsese filmi gibi final'de vuruyor:

"I don't know which is worse...living as a monster or dying as a good man."

Filed under  //   Hafta Özeti   Sevdim  

Comments [0]

Sevdim: Haftanın dinlemeleri, okumaları, kulağa takılanları...

Hafta_ozeti_08

Geçen haftanın özetinde; üç film, iki sergi, bir buçuk dolunay ve bir büyük rakı var. 


Filmlerden birincisi; Nine.

Büyümüş yakışıklı yönetmenimizin, aslında hala nasıl bir çocuk olduğunun, sayısız güzel (en güzeli Penelope) hanımda annesini aramasının hikayesi. Her büyümüş erkek'te kolayca rastlayabileceğimiz bir durumu güzel şarkılar ve şovlarla izleme şöleni. Benim en beğendiğim şarkı veya şov diyelim Fergie hanımefendi'nin elinde teflerle kumlara vura vura söylediği "be italian" oldu ki onu da aşağıda bulabilirsiniz.

(download)


Filmlerden ikincisi; Invictus.

Cesaret verici bir hikaye. Morgan Freeman'ın olağanüstü oyunu ve William Ernest Henley'e ait meşhur Invictus şiiri.

Invictus

Out of the night that covers me,
Black as the Pit from pole to pole,
I thank whatever gods may be
For my unconquerable soul.

In the fell clutch of circumstance
I have not winced nor cried aloud.
Under the bludgeonings of chance
My head is bloody, but unbowed.

Beyond this place of wrath and tears
Looms but the Horror of the shade,
And yet the menace of the years
Finds, and shall find, me unafraid.

It matters not how strait the gate,
How charged with punishments the scroll.
I am the master of my fate:
I am the captain of my soul.

Filmlerden üçüncüsü; Alice in Wonderland

Tim Burton yine çeteyi toplamış, güzel bir masalı filme çekmiş. Bir türlü adını bulamadığım bir eksik vardı filmde ama yine de keyifli bir pazar akşamı eğlencesi. Masal/Film boyunca Alice ve The Mad Hater arasında aşağıdaki gibi konuşma var.

What is the difference between a raven and a writing desk?
Cevabını filmde bulamayınca internet'te bulmaya çalıştım, bu linki buldum:

http://www.straightdope.com/columns/read/1173/why-is-a-raven-like-a-writing-desk


Sergilerden ilki;

Galerist'deki Sarkis sergisi. Duvarlardaki neon'dan yazılara bayıldım. Çok sınırlı içeriği olan Galerist sitesinnde ne yazık ki hiç detay yok. Ama adresi bu yine de:

http://www.galerist.com.tr/

Mekanla çok boyutlu ilişki kurma üstadı Sarkis, neon çerçeveleri, duvar yazıları ve planlarıyla 10 Nisan'a kadar Mısır Apartmanında.

Sergilerden ikincisi;

Yine Mısır Apartmanında Casa Dell'Arte galerisindeki Danielle Kwaaitaal'a ait dijital fotograflardan oluşan "Whispering Waters" sergisi. Ben bu aşağıda sitede de sizi karşılayan su içindeki hanımların olduğu fotografları çok beğendim. Sarkis'e gitmişken iki kat aşağı inip bakmanızı tavsiye ederim.

http://www.cda-projects.com/exhibition-detail.asp?ID=2&EID=25

Bir buçuk dolunay;

Geçen Pazar (1 Mart) gecesi birden gökyüzünde bulduğumuz Dolunay biz Yengeç burcu insanlarını bir kaç gün hırpaladı. Ama bu hırpalanma
sonrası karar verdik 30 Mart'taki Dolunay'da toplanıp her birlikte hırpalanacağız. "You will never walk alone"

Bir büyük rakı;

Yarısı Set Balık'ta Sibo'nun doğum gününde.

Kalan Yarısı Karaköy Lokantası'nda.

Filed under  //   Hafta Özeti   Sevdim  

Comments [1]

Sevdim: Haftanın dinlemeleri, okumaları, kulağa takılanları...

 

Hafta_ozeti_21

Geçen haftanın aklımda kalan dinlemeleri: 

CD’den: Crazy Heart, Film Müzikleri Albümü, Petra Magoni ve Ferruccio Spinetti'den Musica Nuda, Harcsa Veronika You Don't Know It's You Albümü, The Doors'dan Strange Days.

(download)

iTunes'dan: Sting, Until şarkısı, Mehmet Güreli, Kimse Bilmez şarkısı, Travis, Love Will Come Through şarkısı, Morrissey, I'm Throwing My Arms Around Paris şarkısı. 

Pikap'tan: Joni Mitchel'ın Mingus plağı.

 

Geçen haftanın en fark edilen 4 insanı: 


1. Pablo Picasso; Ambroise Vollard'ın siparişi üzerine yaptığı 6 farklı bölümden oluşan toplam 100 adet gravürüyle.

Benim en beğendiklerim Minotor başlıklı 15 baskı ile Aşk Savaşı olarak anılan 5 baskı oldu. Tekniğinden, zihnindeki karışıklıklara, ikinci dünya savaşından, cinsellikle ilgili tüm dertlerini bu 100 gravürde bulabilirsiniz. Picasso 18 Nisan'a kadar Pera Müzesinde.

2. Jeff Bridges; Crazy Heart filmindeki oyunculuğuyla.

Film, zor bir hayatı anlatıyor; 57 yaşında, bar köşelerinden, bowling salonlarına yine 57 yaşında bir jiple yolculuk edip şarkı söyleyen gitar çalan bir country sanatçısının mücadelesini. Sanırım yakın zamanda vizyona girecek.

3. Paul Giamatti; Cold Souls filmindeki depresyonuyla.

Sanırım en çok "Paul Giamatti'nin yorgun ve bunalmış ruhunu çektirip kavanoza koydurunca; ruhunun bir "nohut" olduğu ile karşılaşmasını"sevdim.

Bir de nohutu (ruhunu) yere düşürdüğünde doktorla arasındaki bu konuşmayı:

- Do you think it's damaged?
- No. They are extra resilient to all sorts of shocks.

4. Bedri Rahmi Eyüboğlu; İstanbul Modern'deki "Gelenekten Çağdaşa" Sergisindeki tablolarıyla.

Sergi'de pek çok isim var, Bedri Rahmi, Erol Akyavaş, Balkan Naci, Ergin İnan, İsmet Doğan, İnvi Eviner, Murat Morova, Ekrem Yalçındağ ve Selma Gürbüz. Ben en çok Bedri Rahmi'nin yağlı boya'larını beğendim. Özellikle ölümünden yaklaşık 10 yıl önce Amerika'dan döndükten hemen sonra yaptığı bir tanesini. İstanbul Modern'deki sergi 23 Mayıs'a kadar açık.


Geçen haftanın aklımda kalan üç blog yazısı:

meggyozyel.com 21 Şubat "Susam" Meggy Özyel

...

birkac yola ciktim daha su kisacik hayatimda. hani buralarda bir koselerde de okuyabileceginiz "gitmek” (p. suda) yazisinda bahsedilen “gitme”lerden yasadim. o herkesin isteyip te yapamadigi, hayalini kurup ta adim atamadigi, icinin yanip ta cesaret edemedigi “gitme”lerden yasadim birkac adet. heyecanlandim, agladim, daglandim, guldum, katildim, cizdim, yazildim….. konustum, sustum, dinledim… korktum, sigindim; actim, acildim… sevdim, sevildim, ozledim, sevistim…

ve paylastim.

ve ogrendim.

...

önü, arkası, devamı: http://meggyozyel.com/?p=769


tamamenatiyorum.com 31 Aralık "Hayat böyle" Deniz Tan

...

Hep kaçtın ya hani sıkılınca, işte birileri de senin yarattığın sıkıntıdan kaçacak aynı senin yaptığın gibi. Nesini anlamıyorsun? Kaçacak yerin kalmayacak hem bak bir gün. Ne olacak o zaman, nereye saklanacaksın deniz?

Seçimler senden yana olmayacak biliyorsun değil mi? İşaretleri okumayı öğrendin bu zamana kadar. Seçmeyecekler seni işte çünkü seçeni sen istemedin. Seçmeyeni isteyeceksin hep. Bu da senin lanetin, borcun, bedelin. Sike sike empati yapmayı öğreneceksin. Öğretecek hayat sana.

O mutlu hikayeler var ya hani, orada burada okuduğun… Onları geç bir kalemde. Sana göre değil. Çünkü sen mutluluğu seçmedin hiçbir zaman. Hep sorguladın. Mutlu olmayı bilmedin, yetinmeyi bilmedin. Eee o zaman, şimdi neyin hesabını soruyorsun deniz?

...

önü, arkası, devamı: http://tamamenatiyorum.com/2009/12/31/hayat-boyle/


urbanconfessions 19 Şubat "Evde Yok" Hazal Yılmaz

...

Tam dediği saatte cilalı ayakkabılarıyla geldi. Kapıyı tuttu, gözüme baktı, sandalye çekti. Gecenin bombası: Ben karar verdim. Hadi birlikte olalım. Güldüm. Önce. Sonra Aaah dedim, köprünün altından ne duygular geçti de sen görmedin. Hadi şimdi geç kalınmış aşklara içelim.

...

önü, arkası, devamı: http://hazalyilmaz.com/anlamarama/2010/02/19/evde-yok/


Geçen haftanın en çok okunan kitabı:

Paul Auster’dan Görünmeyen.


Geçen haftanın !f filmleri:

Crazy Heart ve Cold Souls

 

Geçen haftanın en kaybolanı: 

Fendi Çanta.


Geçen haftanın en çok yenen yemeği:

Hamsi Tava.


Geçen haftanın eğlenceli öğretisi:

Martılar bir tek bizim ülkemizde ekmek ve simit yiyorlarmış. Dünya'nın geri kalan martıları simit yemezmiş. Ne büyük eksiklik.

Filed under  //   Hafta Özeti   Sevdim  

Comments [0]

Sevdim: Haftanın dinlemeleri, okumaları, kulağa takılanları...

Hafta_ozeti_14

Geçen haftanın aklımda kalan dinlemeleri:

CD’den: Bir önceki haftaki Anna Maria Jopek'in bu kez Upojenie albümü, ki kendisine Pat Metheny'de eşlik etmiş bu sefer (Helin'e beni albüme uyandırdığı ve 4. şarkı için teşekkür :), Kurt Elling'in Dedicated To You (Sing the Music of Coltrane & Hartman) albümü. Clare Teal, Get Happy albümü.

(download)

iTunes'dan: Nikki Yanofsky, Lullaby Of Birdland şarkısı, Gabriel'den Lamb, Jason Mraz'den, Rocket Man şarkısı, Robbie Williams'ın Swing şaheseri Beyond the Sea (Şarkıyı dinleyebilir ya da indirebilirsiniz), Haftanın evde izlenen filmleri köşesinden: Closer'dan akılda kalan -aslında hiç çıkmaması gereken- şarkısı; Damien Rice'dan The Blower's Doughter.

Pikap'tan: The Roots, The Tipping Point plağı.

 

Geçen haftanın aklımda kalan üç paragrafı: 

"Yaşamın bisiklete binmek ya da piyano çalmak gibi sonradan öğrenilmesi gereken bir beceri olduğunu fark ettiğimizde, biraz akıllanmaya başlarız.

Ama akıl bize nasıl bir yol gösterir? Zararlı tutkulardan, aşırılıklardan, korkudan, kaygıdan uzak, sakin ve huzurlu bir yaşamı hedeflememizi öğütler. Bazı dürtülerin bastırılması gerektiğini, gerçek gereksinimlerimizle gereksiz olanları ayırmayı öğrenmezsek, aşırı bir iştahın kurbanı olabileceğimizi söyler. Gerçekleri çarpıtmamak, habbeyi kubbe, pireyi deve, kurbağayı prens gibi görmemek için düş gücümüzün denetlenmesi gerektiğini düşündürür. Bize zarar verebilecek şeylere temkinli yaklaşmamızı önerir, ama duvardaki gölgelerden kaçarak enerji tüketmenin gereksizliğine işaret eder.

Korkunun ecele faydası olmadığını söyler, korkudan başka korkacak şey yoktur der."

Alain de Button

Geçen haftanın en fark edilen insanı:

Londra'daki evinde 40 yaşında annesinin ölümünden yaklaşık bir hafta sonra intihar eden Alexander McQueen. Üstelik intihar etmeden bir kaç gün önce twitter hesabına: "been a ******* awful week but my friends have been great but now i have to some how pull myself together and finish with the HELLS ANGELS & PROLIFIC DEAMONS!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!" yazmasına rağmen. Belli ki olmamış. Yazık. 


Geçen haftanın en çok okunan kitabı:

Paul Auster’dan Görünmeyen.

Geçen haftanın !f filmi:

An Education.

Geçen haftanın evde izlenen filmi:

Uzun süre sonra tekrar, Closer.

 

Filed under  //   Hafta Özeti   Sevdim  

Comments [1]

Sevdim: Haftanın dinlemeleri, okumaları, kulağa takılanları...

Hafta_ozeti

Geçen haftanın aklımda kalan dinlemeleri:

CD’den: Anna Maria Jopek, Secret albümü. Musica Nuda, 55/21 albümü. Mark Knopfler, Get Lucky albümü. Cassandra Wilson'dan Loverly albümü.

(download)

iTunes’dan: Sad Brad Smith’den Help Yourself şarkısı (Yukarıdan dinleyebilir, hatta bilgisayarınıza indirebilirsiniz), Stacey Kent’den Landslide, John Denver’dan Leaving on a Jet Plane. Pikap’tan: Queen’in 1975 tarihli içinde “no synthesizers” yazan son albümleri “A night at the Opera”‘nın ilk baskı plağını dinledim, “Love of my life” ve “Bohemian Rhapsody” şarkılarını ikişer kez. Corridor’da Osman’ın çaldıklarından: Şebnem Ferah’tan Bu Aşk Fazla Sana’yı Şebnem Ferah hanımefendi ile birlikte söyleyip dinledim.

Geçen haftanın aklımda kalan sözü:

Değerli dostum Erdoğdu’nun kutlu doğum haftası içinde paylaştığı Ahmet Amiş Efendiye ait “Matlubun husulu veya adem-i husulu sence musavi değilse nakissin evladım.” sözü. Günümüz Türkçe’sindeki anlamı: “Arzuladığın birşeyin olması ya da olmaması senin için eşit değilse, hala eksiksin demektir.”

Geçen haftanın en çok okunan kitabı:

Paul Auster’dan Görünmeyen.

Geçen haftanın en fark edilen insanı:

Televizyonsuz yaşamanın yarattığı yerli dizi cehaletinin sonucu olarak etkileyici şiirlerini Ezel dizisinde duyamadığım, fakat Haşmet Babaoğlu’nun 3 Şubat günü Sabah gazetesindeki yazısına taşıması sayesinde tanıştığım Birhan Keskin.

Geçen haftanın en komiği:

@serkan_korkmaz’ın benim Sevdim, Şaşırdım ve Farkettim başlıklı twitlerimle dalga geçmek için birayı devirdiğim anda yaptığı Devirdim: Carlsberg esprisi.

Geçen haftanın izlenen filmi:

The Time Travelers Wife.

Geçen haftanın en arzulanan ama yenilemeyen yemeği:

Domatesli Pilav.

Filed under  //   Hafta Özeti   Sevdim  

Comments [0]