Thierry Paquot'nun Bir Sanattır Öğle Uykusu kitabını bitirdim yeni. 90 sayfalık kitap, uçakta, metroda, evde derken bitiverdi.
Diyor ki Thierry bey:"Şekerli, müzikli, kokulu, sınırsız, sevinçli öğle uykuları, ama aynı zamanda acılı,
sessiz, yavan, sınırlı, kapalı ya da huzursuz, gürültülü özençli,
ten rengi, ahşap rengi, taş rengi, deniz rengi öğle uykuları,temel, birincil, ilkel öğle uykuları,sonra uygarlaşmış, düzen kazandırılmış öğle uykuları,sefih, açık saçık ya da askıda kalmış,gök mavisi, tuhaf, keşişlerinkine benzer, esritici başka öğle uykuları,özetle alacalı bulacalı ve kimi zaman nedenlerinde olduğu kadar etkilerinde de birbirine karşıt öğle uykuları anımsıyorum.Öğle uykusu gerçeğini hiçbir zaman anlayamayacağız...O kadar çok öğle uykusu anımsıyorum ki, kimi zaman uyuyabilmek için koyun sayan biri gibi, düşler ülkesine daha hızlı ve neşeyle gidebilmek amacıyla onları düşünmeye çalışırken yakalıyorum kendimi."Kitap bittikten sonra düşündümde, sanırım ben "öğle uykucusu"'ndan daha çok "akşamüstü uykucusu"'yum.Düşünmeye devam edince buldum yukarıdaki gibi pek çok akşamüstü uykusu türü kendimde;Telefonu dahi kapatıp yapılan uykular, telefon açık arama beklemeli uykular,
hiç beklentisiz uykular, biraz uyuyayım hemen çıkacağım uykular,
uyuyanı beklediğim oldu, uyumayı beklediğim, beklemekten uyuyamadıklarım,uçakta kafayı koyup uyumalar hatırlıyorum bol bol, deniz kenarında şezlonga devrilip uyumalar,en çok hatırladığım kanepede uyumalar, on beş - yirmi dakika, beklentisiz, vaadsiz, bazen gün, bazen gece kurtaran uyumalar.Akşamüstü sayılmasa da bir de sinema'da uykularım vardır, çok derin, hiç belli etmeden. Sadece gören gözün görebileceği uykular.Kitap Can Yayınları'ndan bu ay çıktı. Bende okusam derseniz diye link burada:http://www.canyayinlari.com/BookDetails_BIR-SANATTIR-OGLE-UYKUSU_2322.aspx
Comments [0]